KarmaCode etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KarmaCode etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2009 Cuma

AnaPod podcast dersler ( öğrenmenin yaşı yok )

Anadolu Üniversitesi 2008-2009 güz döneminde yeni bir uygulamaya imza attı. Bu konuda ne zamandır yazmak istiyordum, son zamanlarda yeni bir hobi edindim. Ders izliyor, takip ediyorum. Üniversiteden yakamızı zor kurtardık, hala ne dersi? dediğinizi duyar gibiyim ama olaya bir de şu açıdan bakınız. Bu sefer mecburiyetten girdiğiniz dersler değil, tamamen ilginizi çeken konularda dersleri takip ediyorsunuz. Kabul etmemiz gerekiyor ki üniversitede verilen derslerin tadında bir konsantre bilgiyi, çok az siteden takip edebiliriz. 

Anadolu Üniversitesi belli bölümlerdeki dersleri, hocaların yardımıyla Podcast formatında bilgisayarınıza indirerek, video olarak izlemenize imkan sağlıyor. İsteyenler için ayrıca Blog ve Wiki formatında da dersleri takip edebiliyorsunuz. 

Dediğim gibi gidip Biotransformations in Pharmacognosy dersini takip etmeniz için değil bu tavsiye. Mesala örnek olarak vermek gerekirse Tanrılar ve Kutsal Alanlar, Mitoloji, Drama (Oyun) İncelemesi ve Öğretimi,  Video Sanatı, gibi konularla birlikte, kendi mesleğimle ilgili kimi konularda hakkında bilgi tazelemek açısından da ( Coğrafi Bilgi Sistemleri, Sayısal Haritada Konumsal Modelleme Teknikleri ) faydalı oluyor. Son olarak Hobbitcan ablamız için örnek olarak İş Hukuku var mesala ( sana huzur yok! Nıhahaha ( burada çok kötü bir hain kahkaha var )) .

Daha fazla bilgi için AnaPod sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Share:

14 Şubat 2009 Cumartesi

yedi tepeye yedi tünel projesi

Ne zamandır bir şeyler yazamıyordum, Kadir Topbaş'ın İstanbul'a 78 km uzunluğunda tünel yapacağım demesi üzerine Ek$i'de karaladığım bir kaç şeyi burada da paylaşıyım istedim.

metrobüs denilen olguya hiç bir zaman sıcak bakmamış beni bile, bu noktadan sonra lan vazgeçtim, her yere metrobüs yapalım dedirtmiş proje. bir mimar olan kadir topbaş'ın seçim gazıyla söylediğine inanmak istiyorum, yok eğer ciddiyse durum vahimdir. hem şehri mahvedecek, hem de sanıldığı kadar kolay olmayacak bir projedir. bir haritacı gözüyle öncelikle tünel inşaatı, benzer hiç bir inşaat türüne benzemediğini belirtmek isterim. hız açısından tünele iki uçtan giren ekip, teorik olarak ortada buluşur. yani bir yandan allah ne verdiyse girip, öteki uçtan çıkmak yoktur. bu demek oluyor ki işinde uzman , elit iki ekip gerekmetedir her tünel için. ayrıca fransa'yı ingiltere'ye bağlayan tünelde kullanıldığı gibi bir lazer sistemi kullanılamayacağı için ( çok para hacı ) , klasik takeometrik yöntemler kullanılması gerekmekte ki, burada da işinde uzman, elit bir harita ekibi demek oluyor. bol bol dengeleme hesabı, ve bu hesapları arazide tatbik edebilecek bir personel demektir. bu hassas dengeleme hesapları için üniversitelerden yardım alınabilir ( * ) ama üniversitede mevcut hocaların çoğunun x firmasına danışmanlık yaptığını hesaba katarsak, bununla gönüllü olarak uğraşmak istemeyeceklerini rahatlıkla kestirebiliriz.

tünel inşaatı anlaşılabileceği üzere oldukça deneyimli firmalar isteyen bir iş, ve bu işi yapan yerli/yabancı firmalar sürekli olarak bir tünel inşaatı projeleri olmadığı için ucuza çalışmamakta. bu yetmiyormuş gibi tüneller 17 metre veya 9 metre çapında inşaa etmekle de iş bitmiyor. toplamda 78 km'lik tüneller eğer ki 4 km 'den daha uzun tüneller şeklinde olacak ise, ayrıca bu tünellerin ortasına / yanına yaklaşık olarak 5 ila 8 metre genişliğinde acil müdahale olarak adlandırabileceğimiz tüneller de yapılması gerekiyor. tünel içerisinde oluşabilecek bir kaza, yangın vs durumunda müdahele ve tahliye için bu tüneller kullanılıyor. havalandırma tünellerine girmiyorum bile.

bununla da kalmayıp , istanbul'un inşaat sektöründe çalışanların çok iyi bildiği diğer bir sorun olan harfiyat sorunu var. istanbul'da kazdığınız toprağı dökecek alan sorunu mevcuttur. genel olarak harfiyat için ayrılmış alanlara kamyon başına 250 tl para ödenmektedir ki bu büyüklükte ki bir çalışmayla haliç'in bir kısmını doldurabilecek kadar toprak çıkacaktır kanımca. bu harfiyat yerlerinin istanbul'un ücra köşelerinde olduğu da dikkate alınırsa, sürekli trafikte akan , yüklü harfiyat tırlarıyla karşılaşmaya başlayacağız. işin maliyet yönüde cabası. tüm bunlar kazasız belasız bir şekilde atlatılsa bile , elimizde istanbul'un en büyük prestij projelerinden biri ve aynı zamanda hiç bir işe yaramayan bir proje ortaya çıkacak. çünkü tünellerin söylenen zamanda bitmesi türkiye'de bulunan mevcut filo ile imkansızdır. sürekli artan araç yoğunlu zaten tüneller bittiği zaman, bunun etkisi hissedilmeyecek kadar çoğalmış ve mevcut sıkıntıyı geçici olarak karşılayan bir projeler silsilesi ortaya çıkacak. son olaraktan eğer ki benim bilmediğim ebatlarda tbm ( tunel boring machine http://www.nae.edu/...3d/$file/tbm%20m30%20madrid.jpg ) mevcutsa zaten önce hakkatten metro ağını bitirsinler. yazık bu aletlerede.

uç olmayan yurttan bir örnek: son dakika golü olaraktan bir yılda biteceği idda edilen bir tünel projesinden bahsetmek istiyorum. göcek-dalaman arasındaki göcek rampaları mevkiinde yapılması kararlaştırılan tünel, 830 metresi tüp, 130 metresi de aç-kapa bölümü olmak üzere, toplam 960 metre uzunluğunda olacak. yap işlet devret modeli ile tüneli2 yılda 10 milyon dolara (yaklaşık 15 trilyon lira) tamamlanacak.
http://www.yapi.com.tr/...erler/haber_detay_8014.html

uç bir örnek ile entarimi sonlandırayım. manş tüneli toplamda 142 km'dir ve 38 km'si su altında inşaa edilmiştir. dünyada ki en büyük tünel projelerinden biridir ve 14 000 işci ve mühendis sınırsız finansal desteğe rağmen ( 12 milyar dolar ) yedi yılda tamamlayabilmiştir. buradan dünyanın en yüzeysel insan yaklaşımıyla 80 km yi ortalama 3.5 yılda yapılacağı ortaya çıkar. muhteşem türk'ün gücünü de katarsak 3 yıl olur ama 14 000 adamı belediye istihdam edebilir mi? orasını bilemiyecem.
( not: iş bu örnek , uç bir örnek olup sadece 14 000 kişi ile bile ne kadar zaman alabileceğini gösterme amacı taşımaktadır. denizin altından gitmek sonuçta güven, özveri ve tecrübe isteyen bir iştir ve daha uzun süreceği aşikardır ama kullanılan donanım ile bizdeki donanım karşılaştırıldığında mantıken süre olarak dengelenmesi gerekmektedir ).
Share:

26 Kasım 2008 Çarşamba

Compex 2008 " Adamlar yapamamış "

 
Bu sene yapılan Compex fuarı hayatımda gördüğüm en kötü fuar olma özelliğini taşıyor. Genel olarak internette compex fuarı ile ilgili arama yaptırdığınız zaman herkesin fuar açılıyor diye haber yaptığını ama fuarla ilgili tek bir haberin olmadığını fark edeceksiniz. Ticari kaygılarla oluşan bu ortam yüzünden kimse fuar hakkında bir şey söylemiyor. Kişisel blog sahibi olmanın sanırsam en güzel yanlarından biri bu ( gülücük ).

Gitmeyenler için fuarı biraz özetlemek istiyorum. Üst katta TTnet ve avea nerdeyse bütün lütfü kırdar'ı kapatmışlar. TTnet en son ETLERİ sergiliyor. Evet yanlış okumadınız süpermini etekli modellerini tanıttı TTnet. Bunun haricinde Compex'le alakası olmayan bir dünya ingilizce Dil kursu ve araba modelleri vardı üst katta. Daha önceki senelerde üst katlarda genel olarak telefoncular olduğu için yinede çok garipsemedik ve alt kata bakalım dedik. Alt katın üçte birini media Markt kapatmış ve bildiğiniz bir Tansa tadında satış yapıyor. Satış elemanı ben gittiğim sırada Sadece 39.99'a Mp3 player ( geaal ) diye bağırıyordu. Salonun diğer üçte biri ise İntel Game X ve level/Chip e ayrılmış durumdaydı. İntel Game X kapsamında satılan Exper Bilgisayarlar 500 ytl'lik indirimleriyle fuarda en çok takdirimi kazanan şeylerden biri oldu. Bu kadar alan otomatikman iptal olduktan sonra geriye kalan üçte birlik alanda da işte normalde görmemiz gereken standlar mevcuttu. Bilişim adına gittiğim bir fuarda kıyıda köşede kazıyarak bulduğum standlar ve daracık mekan yüzünden bu seneki Compex tek kelimeyle rezaletti.

Bir birey olarak bundan sonra gideceğimi hiç sanmıyorum ve gidemedim diye üzülenler varsa kesinlikle üzülmesinler. TTnet ET hizmetlerini kaçırmak dışında bir şey kaybetmediler. 
Share:

11 Kasım 2008 Salı